• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/okansadri.engin.9/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905435787280
  • https://www.instagram.com/okansadriengin/
  • https://www.youtube.com/channel/UCE01Y-Qea-Pg089XrAtRjUg
    • FİLM YAPIMCISI VE AKTÖR
    • yebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
OBUMDER
 
Bağımlılıklar ve Uyuşturucuyla Mücadele Derneği
SERHAT SPOR KULÜBÜ

Yeni mah 307 nolu sok. No .26 Altınordu.Ordu
0538 657 45 08
Serhat KİRAZ
EN TV
EN TV ARTIK YAYINDA

OKAN SADRİ ENGİN
okansadriengin@okansadriengin.com
SANAT ESERİNİN SİYASAL YOLCULUĞU
08/12/2020
SANAT ESERİNİN SİYASAL YOLCULUĞU
Esere (tiyatro, sinema, vb görsel /sahne sanatlarına) siyasi baskının yolları; eserin devlet muhatabı tarafından mahkemeye verilmesi, ya da eserin gösterimi sırasında esere ya da eserin bulunduğu yere operasyon yapılması.
 
Bu şimdi ki iktidarın eleştirisi olarak sakın ha algılanmasın. Sanat eserine karşı her dönem de her hükümetin yaptığı uygulamalardır bunlar.
 
Siyasal iktidar her zaman sanat eseri üzerinde mutlak bir baskı uygulama hakkını kendine kanunlarla sağlamıştır.
Aslında burada oncunun yada buncunun olduğu için değildir o esere baskı. Mevcut sistemin sert bir eleştirisine karşı her hükümetin bir savunma mekanizmasının sonucudur.
 
Sanat yapmak meşakkatli bir iştir. Bu meşakkat sanat yapmaya başlama kararı aldığınız andan başlar. Amacına ulaşan insanın sanat felsefesini anladığı tecrübe dönemlerinde ise eser ortaya koyması, aslında sanatçıyı bir ikileme sokar.
 
Sanatçı eserini nasıl ortaya koyacaktır ?
Eserin hedef kitlesi kim ya da kimlerdir ?
 
Bu sorulara göre eser sahibi sanatçı ya yumuşatacaktır sanatının dilini, ya da sert bir şekilde olması gerektiği gibi eserini yapacaktır.
Burada da daha derin bir konu vardır ki, işte bu konu gerçek sanat eserinin yolunu açar.
 
Sanatçı eserini yumuşatır ve sosyal ve siyasi tepkiler almayarak, kazancının etkilenmemesini istiyorsa, o zaman sanatçılığını zanaatçılığa dönüştürecektir.
 
Sanatçı eserini taviz vermeden, tüm riskleri göz önünde bulundurarak halkın karşısına tam çıkarırsa, işte orada bir zanaatçı değil sanatkar ortaya çıkar.
 
Çünkü zanaatkar para kazanır, sanaatkar ise sadece eser üretir.
Bazı sanatçılar da ideolojik görüşlerine göre değerli eserler vermişlerdir.
 
Burada iki şair örneği vermem lazım.
İki tane gerçekten Türkiye'de yetişmiş üslubu ve tarzlarıyla, kendilerine hayran bırakan, Necip Fazıl Kısakürek usta ile Nazım Hikmet Usta. İkisinin de, seven ikisini de destekleyen iki ayrı gurup var.
 
Necip Fazıl usta dini ve muhafazakar kesimin idolü iken, Nazım Hikmet tamamen komünizm, sosyalizm ve diğer gurupların idolüdür.
İki gurupta bu iki sanatçını gerçek sanatçılar olduğunu inkar etmemişler ama her gurup kendi ustasının sahiplenicisi olmuş.

Burada sanatçının neyi temsil ettiği de önemlidir. Ama bu temsil eğer kalben ve inanarak olursa eser bir sanat eserine dönüşmeye başlar.
Ama sanatçı bir guruba daha şirin gözükmek için eserini o guruba göre uyarlarsa işte orada sanat eserini kendi elleriyle katleder.
İşte benim sanat ve siyaset arasında ki bağı anlattığım yazımın şimdilik sonuna geldim. Umarım bu yazılarımız muhataplarına fayda sağlıyordur.
 
Bilindik bir slogan vardır. Yeni Türkü ne diyor ?
Niyetimiz kimseyi kırmak değildir
Şuradakini buraya koymak değildir.


101 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SEN BU İŞİN NERESİNDESİN ? - 07/12/2020
Gördüğüm kadariyla sporda da sanatta da, bu işi yapan arkadaşlarım masaallah her dalda koşturuyor. Tabii koşturmak güzel şey. Yaptığın işi sevmek ve o ise ter dökmek.
İSİMSİZ MEZARA GÖMÜLENLER HEP PANTOMİMCİLERDİR. - 06/12/2020
Ulvi Arı ustamın ellerinden öperim. Değerli insan; beni de Çağdaş Pantomim Temsilcilerinin arasında görmekle bana ne büyük bir yükümlülük yükledin. Bu değerli sanat, insanlık hakkını almadıkça, insanların Sessiz Çığlığı, olarak yaşamaya devam edecekt
SALGINDA DALGIN OLMAK - 02/12/2020
Türkiye'nin aşısını bir üniversite üretiyormuş. Akademisyen büyüklerimizle de bu gece bu konu üzerinde beyin jimnastiği yaptık. Sonuçları paylaşıyorum.
HOMO HOMİNİ LUPUS - 28/11/2020
Düşünce Hürriyeti, fikir ve düşüncelerin baskıya girmesi ile basın hürriyeti adını alırken, yine aynı düşünce ve fikirlerle ortaya çıkan herhangi bir eserde o sanat dalının adını alarak düşünce hürriyetini kazanır.
KOMEDİ FİLMİMİ OYNATIYORUZ ? - 05/11/2020
Öncelikle bazı terimleri doğru kullanalım ve yazmaya ondan sonra başlayalım.
KOLLUK KUVVETLERİ Mİ BİLİM ADAMLARI MI ? - 05/11/2020
Bugün ASKB (anti sosyal kişilik bozukluğu) üzerinde uzun bir çalışma yaptım ve bitirdim. Çalışmanın sonucunda gördüm ki bu bir toplumsal rahatsızlıktır.
“İD” HAKKINDA #id - 27/10/2020
İnsanın var oluşundan bu yana, içinde var olan ve asla yok olmayacak ego duygusu belirli ölçütlere göre dünyamızı ve isteklerimizi şekillendirmektedir. Ego hakkında normalde pek olumlu şeylerden bahsetmesek bile, aslında bir miktar ego’nun insana fay
İNSAN YARATILIŞINDA İYİ VE KÖTÜ KAVRAMINA BİR BAKIŞ - 25/10/2020
Her gün herkesten hemen hemen duyduğumuz ortak bir serzeniş vardır. Bu serzeniş maddi manevi sınıfsal bir fark gözetmeden ortak bir yakarış ve isyandır aslında. “Kötülük ve kötüler niye vardır ?”
HAYATIN DÖRDÜNCÜ DUVARINI YIKMAK - 20/10/2020
Hayatın bu 4. duvarını yıkmayı başarmış kişiler ise bugün saygı ve özlemle andıklarımızdır.
 Devamı